Bugün..
Tam da bugün..
Uzaklara, çok çok çok uzaklara gidesimiz var..
Ne geçmişteyiz artık ne de gelecek sorgusunda..
Aklımızdan tek geçen daha fazla uzağa gidebilmek..
Bir başınalık..
Eğer bi iki önemli ders çıkartmasaydık yaşadıklarımızdan..
Boşu boşuna tüketilmiş, tükenmiş olacaktık..
Her şey ne kadar anlamsız olurdu..
Yok yere..onca yaşanan..
Pişman değiliz ! diyoruz yine..değiliz..
Biz yolları sevdik..yolculukları..yeni insan yüzlerini..
Başka şehirlerin yollarını..başka şehrin yosun kokusunu..
başka şehrin kaldırımlarını, kaldırımlardaki hayatlarını..
Hep, hep başka şehirlerin..
Başka şehirlerin isimlerini, hikayelerini sevdik biz..
Kendimizden gitmeye çalışmadık..
Geçtikçe yollarından..
Kendimize doğru yol aldık..
Ne kadar, nasıl sevebildiğimizi gördük..
Tanrı(m)a yaklaştım.. O bizden bazen tamamen gitse de..
Şimdi kimler sızlatırsa kalbimizi..
Yollar geliyor aklımıza..
Gitmeye devam edeceğiz..
Özlediğimiz o yol çizgileri..Kader çizgilerimizdi oysa..
Tek tek yapmak istediğimiz..
Bizi artık tek heyecanlandırabilecek şey bu kaldı..
Yollar..
----------
CEM: Yollar ömümüzde yine sokaklar
Kalabalık, gri kaldırımlar..
İnsanlar, yalnız ve umutsuz..
-----------
Biz giderken bu kentten ağlamadık..
Başka kentlerle doldurduk o boşluğu..
Başka bir ev, başka bir anahtar
Başka bir limanın kayalıkları..
Bizi, biz başka şehrin iklimlerinde üşüdük aylarca..
Akdeniz, Ege karıştı ruh iklimlerimize..
Ruhum kanadı, O sustu..
Şimdi sadece biz susuyoruz..
Yaz geldi, yaz'ın dedi tanrı..fısıldadı..
Başka gidilecek adam kalmadı..
Bir adamla kapatılacak kadar küçük değil artık o boşuklar..
Tatlı bir yorgunluk bıraktı bu yıl..
Yaz da el vermiyor dinlenmeye..
Sonbahara..
Yorulmuş dökülürken insan iklimlerinde yapraklar..
Biz yeniden tazeleneceğiz başka kentlerde..
Başka yüzlere aşina olup, yepyeni hikayeler biriktireceğiz..
Ölü toprağım yeşerecek..
Umudum var benim hala..ertelenmiş bu demlerimde..
Seni çok sevdik be adam.!!
Artık gittiğimiz kentlerde karalarız sana anılarımızı, gördüklerimizi, göremediklerini..
bazen okuyacamayaklarını bile..
Biz biz hiç ayrılmıycaz bize inat.. Ben ve Kendim..
Biz fırtınalarda sırtımızda, ellerimizde onca yük aşık olduğumzu şehirde aşık olduğumuz adamı/seni aradık..
O gücü bulduysak yine gideriz sıcak iklimlere gelecek kışta..
Onca davetsiz misafirlikler yaşadıksak, yaşatılmışssa da..
Yine konuk oluruz başka hikayelere..
Ben ve kendim şimdi yorgunuz..
Biraz gözlerimiz doldu sanırım ama bi tebessüm dudaklarımızda..
Kulağımızda Cem.
----------
Yüzünde korkularla
İçinde çığlıklarla
Kalbinde simsiyahlar
Nereye gidiyorsun?
Diyor..
-----------
Gidiyorum Cem, Canımın Cennetine..
Unutmak için değil, unutmak istemedim ki hiç..
Kırdılar ama durup kızamadım ki..
Kimseyle, kimseyle derdim yok benim kendimden başka..
Kimse de iz bırakmadan yaşamak tüm gayem bundan gayrı.
Üzenlerin, üzüldüm diye üzülmeyenlerin..
Ardımdan beni sorup sorgulamayacağını, pişman olmayacaklarını bilsem..emin olabilsem..
Her şeyi ardımda bırakıp gitmekten değil korkum..
Ve sen..kalamadığım şehir..
Ne zaman girsem sınırlarına..özlediğimi hatırlatmandan bıktım..
Hayatıma gelen giden herkesten iz taşımandan her defasında yüzüme çarpmadan da..
Yine geldim uzun bir yolculuk sonrası sana ve ben yine gitmek istiyorum..
En yakınımdan en uzağa..
CEM: Bakma Arkana, Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla..gitmek yenilmek değil kazanmak ta..
Gitmek gitmektir işte. Hepsi bu.
Sonbaharı bekle..ruhum..
Sonbahar kefildir kaçışlarımıza..
Kime ve nereye gideceğimizi bilmesekte..er geç gideceğimiz kesin..
Vazgeçme !
SAKIN!
VAZGEÇME !
Başka sözüm yok sana.. çığlık çığlığa bri yalvarış ! Vazgeçme ! demekten başka..
Başka bir Şehirde hiçbir şey yaşanmamış gibi, kendimizi nadir düşünündüğümüz zamanlardan birinde yenen bir akşam yemeğinde " söylemiştim bize" diyeceğiz.
Ruhumuz aç kalmış olsa da karın tokluğuna yaşayacağız..
Her şeyi nedenini SONbahar a yükleyip, yine ona ödeteceğiz..
Biz onları çok sevdik be ruhum !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder