Hangi şehir iyi gelir şimdi ruhuma bu kaçışın provasında…
Ve hangi küskün şehir alır şimdi beni koynuna kırk yıllık ahbabıymışçasına…
Metrekareye düşen insan sayısını merak etmiyorum,
Metrekareye kaç kırgın insan düşer bu şehirlerde?
Kaç yitik adam, kaç yüzü düşmüş kadına rastlarım yamalı asfaltlı sokaklarında bu şehirlerin…
"İÇİNDE BARINDIRDIĞIN EVREN KADAR VAR OLACAKSIN VE HAYATTAN ÇALDIĞIN ZEVKLER KADAR YAŞADIĞINI ANLAYACAKSIN."
"Çocuk,
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını.Bakma arkana!Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte.
Hepsi bu. "
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını.Bakma arkana!Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte.
Hepsi bu. "
1 Ağu 2009
Şimdi bana sen söyle Marla...

Nemli bir sabahta
Kırılgan kuşlarının içli şarkılar söylediği ormana doğru ilerliyoruz.
Yol çizgileri uzuyor, biz ömrümüzden çalıyoruz.
— yolun neresindeyiz?
Rüyalarımı bile ele geçirmiş kaçışlarım.
Ve her yeni gün daha da yorgun uyanıyorum.
Şimdi bana sen söyle Marla- Yolun neresindeyiz?
Öyle haklı gibi susma Marla!
Bileklerini kesip ruhundaki acıyı unutabileceğini mi sandın?
Ben denedim Marla!
Senin nefes alamadığın tüm yüzyıllar boyunca denedim.
— eğer ruhun kanıyorsa bileklerinden önce
Bedava bir anestezi oluyor sadece bu.
Şimdi kanatabildiğin kadar kanat acıyan yerlerini.
Ben seni zeki bir kadın sanardım.
Bir tek ruhunda estetik yok
Farkına varamadın mı hala Marla?
Sakın cevap verme bana Marla!
Sadece kandığın kadar kanat!
Bedeninden önce kalbine kimse dokunmayacak
Anla artık Marla!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)