
Cevaplar senin olsun,
tüm sorular benden bu ömürde...
Gelmedi mi hala ölüm?
Bak bir soru daha...
Delirmiş olmalı diyorsun değil mi-
delirmiş bir beyin niye soru sormakla ve mutlak bir sonu beklemekte bu kadar ısrar etsin?
...?
Söylenecek ne var daha ...
Kaç kaçış,ne kadar korku,ne kadar pişmanlık var... Ve nasıl doyurulmamış bir bebek gibi aç ve sabırsız olabiliyor şehvetler...
Hangi düşte tutsak kalmış duygularım?
Ölüm ve özgürlük var...
Hiçbirşey...
Beklenen sona son bir prova,makyajlar hemen tazelenmeli-aklı karışmamalı bu oyuna...
Kimileri geçmişe küskün kimileri geçmişten bir haber-yolun sonundaki ''bitiş'' tabelasını görmeyen köreltilmiş gözler....
Silgi tozlarının kağıttaki emanetlerini kimse fark edemedi...
Doğan Güneş'in parlaklığına saklanmış tüm deliller,ustaca...