kadınlığım yönünü sana çevirmiş akarken
erkekliğinden değil en 'çok erken' liğinden korktum
erken giderilemeyen ergenliğimin
gidişinde beraberinde götürdüğü en sevdiğim misafirimdin sen
biraz daha kalabilseydin
sana pekili yalnızlıklarla dolu hayat karnemi gösterebilirdim
hep zayıf'lıklıklarımı
hatırlamasaydın keşke
karneme düşülen notlarda
samimiyetsizce dilenen dileklerin gerçekleşmemesi benim suçum değildi
dilemekle yetinildi çoğu şeyde olduğu gibi
hiç bir öğretmenim
düştüğümde avuçlarını kavramama izin vermedi
ben bildiğimi yapmak zorunda kaldım
yaptığımı bildim en iyi..
bu sefer doğrularını kabullendirmeye çalışan
bir öğretmen edasıyla davranmayacağım sana
bildiğin gibi oku repliklerini
paramparça erkek hayatlarını
daha kendisi onarılmadan onarmaya kalkan
başka bir kadın daha bulabilirsin kendine,
eğer inanırsan..
sen benim zayıf'lıklarımı bildin
bu sefer de 'sen bilirsin' sevgilim
"İÇİNDE BARINDIRDIĞIN EVREN KADAR VAR OLACAKSIN VE HAYATTAN ÇALDIĞIN ZEVKLER KADAR YAŞADIĞINI ANLAYACAKSIN."
"Çocuk,
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını.Bakma arkana!Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte.
Hepsi bu. "
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını.Bakma arkana!Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte.
Hepsi bu. "
7 Eyl 2010
31 Tem 2010
' bayanlar ve baydırılanlar ve buna bayılanlar..'
hikayeler kahramanlarına küser yarım bırakılınca bilir misin? yazdım yaşadım, yazgımı yaşadım ama bilmelisiniz ki yazdığımı yaşadım. tüm yarım bırakılmışları, kalan temiz yanımı sorguya çekmeyin. size verebileceğim orgazmlarda tatmin olmuş cevaplarım yok. ikna kalbiliyetimi kaybettiğimden beri ben de inandırıcı olamıyorum kendime karışımı.. size. size tüm yarımlarımı versem bütün bi hikayeyi temize çekebilir misiniz? ya da tüm var oluş çabalarımı. ama bilmelisiniz bayanlar ve baydırılanlar ve buna bayılanlar..işte..işte size vereceğim tüm bozukluk'larım bunlar..
' sözün özrü de özü de aynıysa şayet '
gönül mest olmuşsa eğer söze ne, sözün özrüne ne hacet..düşündüm de hikayeleri tekerrür etmeye de yok hacet. ders alınmalı. ama her cenin kana doyardı.alınmasaydı. aldanmasaydı anası. sen ..sen hatırlamalıydın kont'um. bir uykundan önce dinlemiştin bu hikayeyi, dinlenmiştin..unutmamalıydın..banane ki hafızanı yarıştırdığın balıkların duygusal çöküşlerinden. sırlarını yuttuklarını iyi bilirsin. sözüm ona.ama söze ne hacet. sözün özrü de özü de aynıysa şayet.
23 Tem 2010
-se-sa-m-sa-
gördüm.
duyumsadım,
inandım ama beklemek zorunda kaldım.
değişir zaman dediler, tüm yollar aynı yere götürür gitmek istediğin yer aynıysa eğer dedim. bi eğeri iki etmedim. düşündüm ki saçımı kestirsem,saçlarını kesip elime verse. dişlerimi günde on defa fırçalasam, saçlarımı tarama cesareti göstersem ömrümde ilk defa. korkmasam, durmasam, koşmasam, yorulmasam..derken durulsam. büyüsem. buna ben de inansam. yolsuzca sevsem, enini ölçüp boyuna karışmasam. cellatken kurbanının son nefesini duymasam, yüzünü unutsam. ellerim üşümese bu kış.evim hep sen olmasan. arka koltuklarsa seyahat ederken uyumasam öyle derin. o bana en ön kolktuklardan yer ayırtsa her yolculuğumda ona. gidebilsem..gittim yerde kalabilsem. tekrar gitmeyi dilemesem, sevgi dilenmesem. kendini bulsam, ona ipucu versem. o ardımdan kaybolmasa. bundan emin olabilsem. soğuk süt getirmese annem. dişlerimizin çürümesinden korkmasa. kalbimi düşünse. şekerlemeler alsa. iyi gelir. bunu o da bilse. annem üzülmese. annem unutsa. annem..benim..onun annesi..annem benim..onun..onun ki benim..ama benim ki onun mu bilsem yine de.sinemaya tekrar gidebilsem..dramalarda ağlamadan sadece gülsem.onsuz onunla uyanmasam..onunla onsuz da uyanmayacağımı bilsem.sonbahar unuttu bizi.bunu o da bilse. inansa bana. gelse.bu yaz. bunları yazsa unutmasa. beni unutmasa. gelip beni de götürse.giderken bileklerimden sıkıca tutsa. yaralarımı acıtmasa. ne güzel olur. bunu o da bilse.gördüm.
duyumsadım,
inandım ama beklemek zorunda kaldım.
değişir zaman dediler, tüm yollar aynı yere götürür gitmek istediğin yer aynıysa eğer dedim. bi eğeri iki etmedim. düşündüm ki saçımı kestirsem,saçlarını kesip elime verse. dişlerimi günde on defa fırçalasam, saçlarımı tarama cesareti göstersem ömrümde ilk defa. korkmasam, durmasam, koşmasam, yorulmasam..derken durulsam. büyüsem. buna ben de inansam. yolsuzca sevsem, enini ölçüp boyuna karışmasam. cellatken kurbanının son nefesini duymasam, yüzünü unutsam. ellerim üşümese bu kış.evim hep sen olmasan. arka koltuklarsa seyahat ederken uyumasam öyle derin. o bana en ön kolktuklardan yer ayırtsa her yolculuğumda ona. gidebilsem..gittim yerde kalabilsem. tekrar gitmeyi dilemesem, sevgi dilenmesem. kendini bulsam, ona ipucu versem. o ardımdan kaybolmasa. bundan emin olabilsem. soğuk süt getirmese annem. dişlerimizin çürümesinden korkmasa. kalbimi düşünse. şekerlemeler alsa. iyi gelir. bunu o da bilse. annem üzülmese. annem unutsa. annem..benim..onun annesi..annem benim..onun..onun ki benim..ama benim ki onun mu bilsem yine de.sinemaya tekrar gidebilsem..dramalarda ağlamadan sadece gülsem.onsuz onunla uyanmasam..onunla onsuz da uyanmayacağımı bilsem.sonbahar unuttu bizi.bunu o da bilse. inansa bana. gelse.bu yaz. bunları yazsa unutmasa. beni unutmasa. gelip beni de götürse.giderken bileklerimden sıkıca tutsa. yaralarımı acıtmasa. ne güzel olur. bunu o da bilse.gördüm.
"ŞİİR BİZDİK"
__"ölüme çok yakınım biliyorum.ölüm duygusuna.ölümün tadını alıyorum.yaşarken.yaşamaya zorlarken kendimi.
yazamıyorum çünkü.
2satır bile olsa ..satırlarımı anlayacak kimsem yok.
şiirlerinden ilham aldığım sevgilim yok.sesinden.
öyle ki sana gelen yolları da tıkadım.sildim.
şiirlerin yakardı canımı en çok çünkü.
yıllar öncesinde beni tanımış gibi yazdığın şiirlerin..
ben gerçekten ölüyorum sevgilim...
sen o'ydun.
onlardan sıyrılmış bi o..tekilliğiyle güzel..
ve sana da sorarlarsa.
bilirdim..onu en iyi ben bilirdim..ve o bile bile benim kadrimi kıymetimi bilmedi de.
döktüğüm ve dökeceğim tüm gözyaşlarıyla..sakındığım sevgilerimle.." dedim.
......
__"bir gün
tüm satırlarını ezbere bilip
anladığımı
anlayacaksın
yoksa
seni nasıl yazardım" dedi..
___"yazdık,okuduk yaşadık.
bunun için inanmış olmamız gerek.
benim ölümümü izleyeceksin.
hiç bi dem mutlu olamayışımı.
hep eksik kalışımı.
hep sömürülen yanlarımı.
gözyaşı olmadan da ağlamayı dileyişimi.kuruduğunda..
hiç isteyerek ve planlayarak anne olamayışımı.. ona isimler koyamayışımı.
hiç evim olamayacağını da göreceksin..o hayal ettiklerim gibi..
oteller ve terminaller yerini koruyacak ama..
ıssız ormanlar da eklenir belki.
vatansız-yurtsuz kalıcam..en ait hissettiğim yerlerde.
bak senınle sana yazabılıyrm ancak en guzel seylerı sevglm.*işin tuhaf yanı.
biz iki ahmak.
hala.
ve hala su sanıye bıle.
yazdıklarımı yasayacagımızı bıle bıle
iyi bi son yazmıyoruz kendımıze.
iyi seyirler sevgilim.." dedim..
___diyecek...
yazamıyorum çünkü.
2satır bile olsa ..satırlarımı anlayacak kimsem yok.
şiirlerinden ilham aldığım sevgilim yok.sesinden.
öyle ki sana gelen yolları da tıkadım.sildim.
şiirlerin yakardı canımı en çok çünkü.
yıllar öncesinde beni tanımış gibi yazdığın şiirlerin..
ben gerçekten ölüyorum sevgilim...
sen o'ydun.
onlardan sıyrılmış bi o..tekilliğiyle güzel..
ve sana da sorarlarsa.
bilirdim..onu en iyi ben bilirdim..ve o bile bile benim kadrimi kıymetimi bilmedi de.
döktüğüm ve dökeceğim tüm gözyaşlarıyla..sakındığım sevgilerimle.." dedim.
......
__"bir gün
tüm satırlarını ezbere bilip
anladığımı
anlayacaksın
yoksa
seni nasıl yazardım" dedi..
___"yazdık,okuduk yaşadık.
bunun için inanmış olmamız gerek.
benim ölümümü izleyeceksin.
hiç bi dem mutlu olamayışımı.
hep eksik kalışımı.
hep sömürülen yanlarımı.
gözyaşı olmadan da ağlamayı dileyişimi.kuruduğunda..
hiç isteyerek ve planlayarak anne olamayışımı.. ona isimler koyamayışımı.
hiç evim olamayacağını da göreceksin..o hayal ettiklerim gibi..
oteller ve terminaller yerini koruyacak ama..
ıssız ormanlar da eklenir belki.
vatansız-yurtsuz kalıcam..en ait hissettiğim yerlerde.
bak senınle sana yazabılıyrm ancak en guzel seylerı sevglm.*işin tuhaf yanı.
biz iki ahmak.
hala.
ve hala su sanıye bıle.
yazdıklarımı yasayacagımızı bıle bıle
iyi bi son yazmıyoruz kendımıze.
iyi seyirler sevgilim.." dedim..
___diyecek...
*Sevdiğin kadınlar da en az senin kadar tanıdık şimdi…*
Sevdiğin kadınlar da en az senin kadar tanıdık şimdi…
Kaderini çiziyorum başka kadınlarla başka yıllarda…
İnanmak istediğim yalanlar söyledim..
Söyleyeceğin yalanların ipucunu ben verdim..
İnanmak istedim..
İnanabilmek istedim..
Canım daha az yansın istedim..
Seni kalbime koydum..
Çıkartmadım..
Başka kalplerde var olamadım..
Sevdiğin kadınlarda tanıdık şimdi..
Sevdiğin kadar sevilemediğin kadınlar..
Hala aynı şehirde olduğun kadınlar..
Uzaklıklardan dert yanarken sen..
Onlar başka şehirlerde sana benden aldıkları sensizliklerle gayri meşru sevgiler ürettiler..
Onları özlediler..
Ben seni özledim..
Ama biliyorum ki..
Sen daha nice kadınlar özleyeceksin benim özlemimi de karıştırıp nice kadınlara..
Mutlu olacaksın baki olmamak kaydıyla gözbebeklerindeki inanç..
Üzüleceksin belki..
Benim ruh halim yine bekleyiş..
Beklemelerdeyim..
Bekletilmekteyim sen taraflarından..
Yaşam belirtisi arıyorum eksik sayfalarında..
Bir umut geri getiriyor seni bana bir his alıp götürüyor başka kanmışlıklara.
Bana yazdığın hikayeyle barıştım..
Artık gönüllü oynuyorum sensizliği..
Anlatmaya cesaretim var artık..
Yalnız..
Yalnız sevgilim..
Bir güzel sonu hak ediyorum sanırım..
Sensizliklerin doğurduğu sevgililerden aldırınca tüm aldanmışlıklarımı..
Kaderini çiziyorum başka kadınlarla başka yıllarda…
İnanmak istediğim yalanlar söyledim..
Söyleyeceğin yalanların ipucunu ben verdim..
İnanmak istedim..
İnanabilmek istedim..
Canım daha az yansın istedim..
Seni kalbime koydum..
Çıkartmadım..
Başka kalplerde var olamadım..
Sevdiğin kadınlarda tanıdık şimdi..
Sevdiğin kadar sevilemediğin kadınlar..
Hala aynı şehirde olduğun kadınlar..
Uzaklıklardan dert yanarken sen..
Onlar başka şehirlerde sana benden aldıkları sensizliklerle gayri meşru sevgiler ürettiler..
Onları özlediler..
Ben seni özledim..
Ama biliyorum ki..
Sen daha nice kadınlar özleyeceksin benim özlemimi de karıştırıp nice kadınlara..
Mutlu olacaksın baki olmamak kaydıyla gözbebeklerindeki inanç..
Üzüleceksin belki..
Benim ruh halim yine bekleyiş..
Beklemelerdeyim..
Bekletilmekteyim sen taraflarından..
Yaşam belirtisi arıyorum eksik sayfalarında..
Bir umut geri getiriyor seni bana bir his alıp götürüyor başka kanmışlıklara.
Bana yazdığın hikayeyle barıştım..
Artık gönüllü oynuyorum sensizliği..
Anlatmaya cesaretim var artık..
Yalnız..
Yalnız sevgilim..
Bir güzel sonu hak ediyorum sanırım..
Sensizliklerin doğurduğu sevgililerden aldırınca tüm aldanmışlıklarımı..
"ÇİRKİN ADAM"
...
benden sonra çirkinleştin be adam !
bir gözün kendi cenazene bakar gibi
diğeri zoraki umutlarına..
aynı surette iki yüz...
ahh... benim dişi doğamayan Mona Lisa'm..!
ben üzüldükçe üzüleceksin biliyorum...
biliyorum...
ben toprağa yakınlaşırken sen çürüye çürüye öleceksin
gözler/in açık..
sözün özü..
biz seni çok sevmiştik be adam !
.
benden sonra çirkinleştin be adam !
bir gözün kendi cenazene bakar gibi
diğeri zoraki umutlarına..
aynı surette iki yüz...
ahh... benim dişi doğamayan Mona Lisa'm..!
ben üzüldükçe üzüleceksin biliyorum...
biliyorum...
ben toprağa yakınlaşırken sen çürüye çürüye öleceksin
gözler/in açık..
sözün özü..
biz seni çok sevmiştik be adam !
.
en ucuz şey bedeli en ağır olandır..; sevgi..
bedava acı çekmek..
tanrıya yakın olacağım diye
tüm dünya haz ve ihtiyaçlarından uzaklaşıp sefil gibi bir ömür geçirip ruhunu doyurmakla eş değer kendinden başkasının inancına ortak olamazsın..
tüm yararında zararında kendine..
ancak kendin için bir başkasını sevebilirsin..
sevmekte egoistçedir..
ama fedakarlığa doğru ilerier..
çünkü bağımlı yapar..
mecbursundur..
ve bunda bir masumluk yoktur..
tanrıya yakın olacağım diye
tüm dünya haz ve ihtiyaçlarından uzaklaşıp sefil gibi bir ömür geçirip ruhunu doyurmakla eş değer kendinden başkasının inancına ortak olamazsın..
tüm yararında zararında kendine..
ancak kendin için bir başkasını sevebilirsin..
sevmekte egoistçedir..
ama fedakarlığa doğru ilerier..
çünkü bağımlı yapar..
mecbursundur..
ve bunda bir masumluk yoktur..
can'ın yarısı can'(an)
ara ara sara nöbetleri gibi vuruyor..
unuttum derken o saf mutluluk anları geliyor aklına..
alıştığını biliyorsun..eski fotoğraflar..alıştığın sokaklar,başka bi evin anahtarı..o kapı..
kovulduğun..giden sen olmuşsan da terk ettiğinden değildi yaka paça hayatı'ndan kovulduğundandı.
yani gidenler de kalan olabiliyormuş hayatta.
bari..bari sen yapmasaydın..tanrıya inancımı da alıp kaçmasaydın benden..
böyle yapayalnız anlaşılmaz bırakmasaydın..kime güvenicem ben şimdi..
görmüyorsun değil mi..yaşattıklarına katlandım diye gücüme imrenirken sen..
ben şimdi sana imreniyorum..
canının yarısını nasılda
hissedemiyorsun..
canın yarısının olmadığını..:'/
unuttum derken o saf mutluluk anları geliyor aklına..
alıştığını biliyorsun..eski fotoğraflar..alıştığın sokaklar,başka bi evin anahtarı..o kapı..
kovulduğun..giden sen olmuşsan da terk ettiğinden değildi yaka paça hayatı'ndan kovulduğundandı.
yani gidenler de kalan olabiliyormuş hayatta.
bari..bari sen yapmasaydın..tanrıya inancımı da alıp kaçmasaydın benden..
böyle yapayalnız anlaşılmaz bırakmasaydın..kime güvenicem ben şimdi..
görmüyorsun değil mi..yaşattıklarına katlandım diye gücüme imrenirken sen..
ben şimdi sana imreniyorum..
canının yarısını nasılda
hissedemiyorsun..
canın yarısının olmadığını..:'/
"RUH EKİMLERİ"
Nefesinde hep o yağmur bulutları
Ruh ekimlerinde fırtınayla karıştı
Bu matemde yağmur ağıtlarla yağdı
Düşler ağladı, gülüşler ağladı
Varlığım yokluğunla bir oldu
Sonrası hep o kendi boşluğum
Büyüttüğüm adamlarla küçüldüm
Düşler ağladı, gülüşler ağladı
Ruh ekimlerinde fırtınayla karıştı
Bu matemde yağmur ağıtlarla yağdı
Düşler ağladı, gülüşler ağladı
Varlığım yokluğunla bir oldu
Sonrası hep o kendi boşluğum
Büyüttüğüm adamlarla küçüldüm
Düşler ağladı, gülüşler ağladı
"KARA ŞEHİR"
Bugün..
Tam da bugün..
Uzaklara, çok çok çok uzaklara gidesimiz var..
Ne geçmişteyiz artık ne de gelecek sorgusunda..
Aklımızdan tek geçen daha fazla uzağa gidebilmek..
Bir başınalık..
Eğer bi iki önemli ders çıkartmasaydık yaşadıklarımızdan..
Boşu boşuna tüketilmiş, tükenmiş olacaktık..
Her şey ne kadar anlamsız olurdu..
Yok yere..onca yaşanan..
Pişman değiliz ! diyoruz yine..değiliz..
Biz yolları sevdik..yolculukları..yeni insan yüzlerini..
Başka şehirlerin yollarını..başka şehrin yosun kokusunu..
başka şehrin kaldırımlarını, kaldırımlardaki hayatlarını..
Hep, hep başka şehirlerin..
Başka şehirlerin isimlerini, hikayelerini sevdik biz..
Kendimizden gitmeye çalışmadık..
Geçtikçe yollarından..
Kendimize doğru yol aldık..
Ne kadar, nasıl sevebildiğimizi gördük..
Tanrı(m)a yaklaştım.. O bizden bazen tamamen gitse de..
Şimdi kimler sızlatırsa kalbimizi..
Yollar geliyor aklımıza..
Gitmeye devam edeceğiz..
Özlediğimiz o yol çizgileri..Kader çizgilerimizdi oysa..
Tek tek yapmak istediğimiz..
Bizi artık tek heyecanlandırabilecek şey bu kaldı..
Yollar..
----------
CEM: Yollar ömümüzde yine sokaklar
Kalabalık, gri kaldırımlar..
İnsanlar, yalnız ve umutsuz..
-----------
Biz giderken bu kentten ağlamadık..
Başka kentlerle doldurduk o boşluğu..
Başka bir ev, başka bir anahtar
Başka bir limanın kayalıkları..
Bizi, biz başka şehrin iklimlerinde üşüdük aylarca..
Akdeniz, Ege karıştı ruh iklimlerimize..
Ruhum kanadı, O sustu..
Şimdi sadece biz susuyoruz..
Yaz geldi, yaz'ın dedi tanrı..fısıldadı..
Başka gidilecek adam kalmadı..
Bir adamla kapatılacak kadar küçük değil artık o boşuklar..
Tatlı bir yorgunluk bıraktı bu yıl..
Yaz da el vermiyor dinlenmeye..
Sonbahara..
Yorulmuş dökülürken insan iklimlerinde yapraklar..
Biz yeniden tazeleneceğiz başka kentlerde..
Başka yüzlere aşina olup, yepyeni hikayeler biriktireceğiz..
Ölü toprağım yeşerecek..
Umudum var benim hala..ertelenmiş bu demlerimde..
Seni çok sevdik be adam.!!
Artık gittiğimiz kentlerde karalarız sana anılarımızı, gördüklerimizi, göremediklerini..
bazen okuyacamayaklarını bile..
Biz biz hiç ayrılmıycaz bize inat.. Ben ve Kendim..
Biz fırtınalarda sırtımızda, ellerimizde onca yük aşık olduğumzu şehirde aşık olduğumuz adamı/seni aradık..
O gücü bulduysak yine gideriz sıcak iklimlere gelecek kışta..
Onca davetsiz misafirlikler yaşadıksak, yaşatılmışssa da..
Yine konuk oluruz başka hikayelere..
Ben ve kendim şimdi yorgunuz..
Biraz gözlerimiz doldu sanırım ama bi tebessüm dudaklarımızda..
Kulağımızda Cem.
----------
Yüzünde korkularla
İçinde çığlıklarla
Kalbinde simsiyahlar
Nereye gidiyorsun?
Diyor..
-----------
Gidiyorum Cem, Canımın Cennetine..
Unutmak için değil, unutmak istemedim ki hiç..
Kırdılar ama durup kızamadım ki..
Kimseyle, kimseyle derdim yok benim kendimden başka..
Kimse de iz bırakmadan yaşamak tüm gayem bundan gayrı.
Üzenlerin, üzüldüm diye üzülmeyenlerin..
Ardımdan beni sorup sorgulamayacağını, pişman olmayacaklarını bilsem..emin olabilsem..
Her şeyi ardımda bırakıp gitmekten değil korkum..
Ve sen..kalamadığım şehir..
Ne zaman girsem sınırlarına..özlediğimi hatırlatmandan bıktım..
Hayatıma gelen giden herkesten iz taşımandan her defasında yüzüme çarpmadan da..
Yine geldim uzun bir yolculuk sonrası sana ve ben yine gitmek istiyorum..
En yakınımdan en uzağa..
CEM: Bakma Arkana, Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla..gitmek yenilmek değil kazanmak ta..
Gitmek gitmektir işte. Hepsi bu.
Sonbaharı bekle..ruhum..
Sonbahar kefildir kaçışlarımıza..
Kime ve nereye gideceğimizi bilmesekte..er geç gideceğimiz kesin..
Vazgeçme !
SAKIN!
VAZGEÇME !
Başka sözüm yok sana.. çığlık çığlığa bri yalvarış ! Vazgeçme ! demekten başka..
Başka bir Şehirde hiçbir şey yaşanmamış gibi, kendimizi nadir düşünündüğümüz zamanlardan birinde yenen bir akşam yemeğinde " söylemiştim bize" diyeceğiz.
Ruhumuz aç kalmış olsa da karın tokluğuna yaşayacağız..
Her şeyi nedenini SONbahar a yükleyip, yine ona ödeteceğiz..
Biz onları çok sevdik be ruhum !
Tam da bugün..
Uzaklara, çok çok çok uzaklara gidesimiz var..
Ne geçmişteyiz artık ne de gelecek sorgusunda..
Aklımızdan tek geçen daha fazla uzağa gidebilmek..
Bir başınalık..
Eğer bi iki önemli ders çıkartmasaydık yaşadıklarımızdan..
Boşu boşuna tüketilmiş, tükenmiş olacaktık..
Her şey ne kadar anlamsız olurdu..
Yok yere..onca yaşanan..
Pişman değiliz ! diyoruz yine..değiliz..
Biz yolları sevdik..yolculukları..yeni insan yüzlerini..
Başka şehirlerin yollarını..başka şehrin yosun kokusunu..
başka şehrin kaldırımlarını, kaldırımlardaki hayatlarını..
Hep, hep başka şehirlerin..
Başka şehirlerin isimlerini, hikayelerini sevdik biz..
Kendimizden gitmeye çalışmadık..
Geçtikçe yollarından..
Kendimize doğru yol aldık..
Ne kadar, nasıl sevebildiğimizi gördük..
Tanrı(m)a yaklaştım.. O bizden bazen tamamen gitse de..
Şimdi kimler sızlatırsa kalbimizi..
Yollar geliyor aklımıza..
Gitmeye devam edeceğiz..
Özlediğimiz o yol çizgileri..Kader çizgilerimizdi oysa..
Tek tek yapmak istediğimiz..
Bizi artık tek heyecanlandırabilecek şey bu kaldı..
Yollar..
----------
CEM: Yollar ömümüzde yine sokaklar
Kalabalık, gri kaldırımlar..
İnsanlar, yalnız ve umutsuz..
-----------
Biz giderken bu kentten ağlamadık..
Başka kentlerle doldurduk o boşluğu..
Başka bir ev, başka bir anahtar
Başka bir limanın kayalıkları..
Bizi, biz başka şehrin iklimlerinde üşüdük aylarca..
Akdeniz, Ege karıştı ruh iklimlerimize..
Ruhum kanadı, O sustu..
Şimdi sadece biz susuyoruz..
Yaz geldi, yaz'ın dedi tanrı..fısıldadı..
Başka gidilecek adam kalmadı..
Bir adamla kapatılacak kadar küçük değil artık o boşuklar..
Tatlı bir yorgunluk bıraktı bu yıl..
Yaz da el vermiyor dinlenmeye..
Sonbahara..
Yorulmuş dökülürken insan iklimlerinde yapraklar..
Biz yeniden tazeleneceğiz başka kentlerde..
Başka yüzlere aşina olup, yepyeni hikayeler biriktireceğiz..
Ölü toprağım yeşerecek..
Umudum var benim hala..ertelenmiş bu demlerimde..
Seni çok sevdik be adam.!!
Artık gittiğimiz kentlerde karalarız sana anılarımızı, gördüklerimizi, göremediklerini..
bazen okuyacamayaklarını bile..
Biz biz hiç ayrılmıycaz bize inat.. Ben ve Kendim..
Biz fırtınalarda sırtımızda, ellerimizde onca yük aşık olduğumzu şehirde aşık olduğumuz adamı/seni aradık..
O gücü bulduysak yine gideriz sıcak iklimlere gelecek kışta..
Onca davetsiz misafirlikler yaşadıksak, yaşatılmışssa da..
Yine konuk oluruz başka hikayelere..
Ben ve kendim şimdi yorgunuz..
Biraz gözlerimiz doldu sanırım ama bi tebessüm dudaklarımızda..
Kulağımızda Cem.
----------
Yüzünde korkularla
İçinde çığlıklarla
Kalbinde simsiyahlar
Nereye gidiyorsun?
Diyor..
-----------
Gidiyorum Cem, Canımın Cennetine..
Unutmak için değil, unutmak istemedim ki hiç..
Kırdılar ama durup kızamadım ki..
Kimseyle, kimseyle derdim yok benim kendimden başka..
Kimse de iz bırakmadan yaşamak tüm gayem bundan gayrı.
Üzenlerin, üzüldüm diye üzülmeyenlerin..
Ardımdan beni sorup sorgulamayacağını, pişman olmayacaklarını bilsem..emin olabilsem..
Her şeyi ardımda bırakıp gitmekten değil korkum..
Ve sen..kalamadığım şehir..
Ne zaman girsem sınırlarına..özlediğimi hatırlatmandan bıktım..
Hayatıma gelen giden herkesten iz taşımandan her defasında yüzüme çarpmadan da..
Yine geldim uzun bir yolculuk sonrası sana ve ben yine gitmek istiyorum..
En yakınımdan en uzağa..
CEM: Bakma Arkana, Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla..gitmek yenilmek değil kazanmak ta..
Gitmek gitmektir işte. Hepsi bu.
Sonbaharı bekle..ruhum..
Sonbahar kefildir kaçışlarımıza..
Kime ve nereye gideceğimizi bilmesekte..er geç gideceğimiz kesin..
Vazgeçme !
SAKIN!
VAZGEÇME !
Başka sözüm yok sana.. çığlık çığlığa bri yalvarış ! Vazgeçme ! demekten başka..
Başka bir Şehirde hiçbir şey yaşanmamış gibi, kendimizi nadir düşünündüğümüz zamanlardan birinde yenen bir akşam yemeğinde " söylemiştim bize" diyeceğiz.
Ruhumuz aç kalmış olsa da karın tokluğuna yaşayacağız..
Her şeyi nedenini SONbahar a yükleyip, yine ona ödeteceğiz..
Biz onları çok sevdik be ruhum !
Farkındayım Uzaklarda Nicedir Darağacında Asılı o'lduğunu..
biliyorum oralarda bi yerden beni izliyorsun. başkalarından farklı olarak bazen seninde boğazın düğüm düğüm yanık bir nefes beliriveriyor beni izlerken. Seni özlediğimi bilmeni isterim. Çok hem de. Bak hala senin defterinden sana yazıyorum. Uzaklardasın şimdi Dünya kadar. Oralarda bi yerdesin biliyorum. Oralarda işte. Orada. bilirsin sen. oracıkta. ta.ta derinde.. toprağın ne kadar derinindeysen içiminde o kadar derinlerinde.. iyi değilim bugünlerde. hastayım. kalbim ciddi anlamda tökezliyor. çok götürmez beni. yanına erken gelicem. şimdilik ikimizin yerinde yarım bi bedenle uzatmaları oynuyorum bu yeryüzü sahnesinde. ben seni özledim be cancağızım! kahvaltı yapmıyorum diye kızıyorsun, hasta oldun bak diyorsun içinden ahh bi duyurabilsen. ahh bi duyabilsem. nasıl dinlerdim sözümü. eksik yaşıyorum dedim ya affet sen. biliyorum bırakmadın beni. biliyorum işte.ben hissediyorum diğer yarımı. çokça hikayeler geçecek başımdan zamanla. zamanla yaşlanıcam. saçlarımdaki beyaz teller artacak, gözlerimin etrafı kırışacak, daha yorgun bitkin olucam. ama bazen öğreniceğim yeni şeyler heyecan vericek yaşamak ne güzel şeymiş diycem. Bir deniz kıyısında yosun kokusunu içime çekicem sonra tek gözle görmenin tek burunla koklamanın ve yarım bi yürekle yaşamanın öksüzlüğü çökecek içime ben yine yüreğimi sana çeviricem. inanmıyorum şimdi seni benden alan kadere. biz oyun oynuyoruz seninle. güzel bir oyun. biz bi yürekte iki yüreği hissederek heskesten sıyrılıp bi ikinci dünya yarattıp kendimize mest oluyoruz.sen beni bırakmazsın be adam ! bırakmazsın! için acır be adam dayanamazsın, bilirim..
(o, bana sana iyi bakmamı fısıldadı bu sabah rüyamda).
(o, bana sana iyi bakmamı fısıldadı bu sabah rüyamda).
"Ellerim Akdeniz Kokuyor"
Bizlerden bir kadın doğar
Saçlarını kızıla boyamak için büyür
Büyüdüm dediğinde saçlarını kızıla boyar
Ve o kızıl kadınlar
zamansızlık zamanında ölürler hep.
Boşver sen yine de kızıl kadınların bekleme odalarında yaşananları
"Bana sevdiğin kenti anlat."
İçindekilerin içinden geçip kendisinden geçemediğin kenti.
Hadi anlat, tam sırası!
Ellerim Akdeniz kokuyor hala..
Bu zamansızlık zamanında önce..
Saçlarını kızıla boyamak için büyür
Büyüdüm dediğinde saçlarını kızıla boyar
zamansızlık zamanında ölürler hep.
Boşver sen yine de kızıl kadınların bekleme odalarında yaşananları
"Bana sevdiğin kenti anlat."
İçindekilerin içinden geçip kendisinden geçemediğin kenti.
Hadi anlat, tam sırası!
Ellerim Akdeniz kokuyor hala..
Bu zamansızlık zamanında önce..
"Gözlerinde Kalıcı Bir Son'bahar"
Bir sırrı söyler gibi fısıldadı kulağıma
İlk'bahar;
"Tamamen gitmedim iklimlerinden
ardımın ardından geleceğim tekrar, son kez ve kalıcı olarak."
"Güneş üşütür beni bilirsin
Yağmurlar kuşanıp geleceğim ve kalıp bu kez gitmeyeceğim" dedi,
Son'bahar;
"Yeter ki gözlerinde kalıcı olmasın bu son,
B'ah'arları benden olsun iklimlerinin, borcum olsun sana Yaz."
Gizem Gözde Ocak
İlk'bahar;
"Tamamen gitmedim iklimlerinden
ardımın ardından geleceğim tekrar, son kez ve kalıcı olarak."
"Güneş üşütür beni bilirsin
Yağmurlar kuşanıp geleceğim ve kalıp bu kez gitmeyeceğim" dedi,
Son'bahar;
"Yeter ki gözlerinde kalıcı olmasın bu son,
B'ah'arları benden olsun iklimlerinin, borcum olsun sana Yaz."
Gizem Gözde Ocak
18 Haz 2010
Öylesine, böyle..
yollar geçti ömrümden, yolsuzca sevişlerim..bin bir hayat hikayesi..davetsiz misafirlikler..koca kışı böyle yolcu ettim..
hatırlıyor musun? Koca kış üç battaniye bile yetmezken ısınmaya artık yaz gelsin diye hayıflanırdık..
Geldi sonunda yaz...
"Yaz" dedi.
Ayları geçti, aşkları geçti de geldi..
Ama o soğuklarda nefesinde ısındığım adam yok artık..
oysa ben bu yaz beraber terler ardında hayatı da terletiriz diye düşünmüştüm..
şimdi öylece kalakaldım..
kalbi üşümüş teninden ter eksik olmayan bi kadın kaldı geriye o koca kıştan..
biraz..biraz daha kabullendi her şeyi..
arkadaşın olmayı bile düşünüyor ara sıra..
o kadar olgunlaştı ki ağla ağla ...kanıra kanıra öğretti hayat ona..
geçsin zaman şimdi..
mevsimler de geçsin..
aylar da, günler de, saatler de..
suçu yok ki zamanın..
zamansız seven biziz..
ve ayrılık üstüne öyle bi zamansızlıkta dayadı ki silahını alnımızın ortasına..zaten yoktu kaçış..
ne ilkti ne son..
her aşk kendi içinde özeldi..
sen en özeldin..
sen ..sen ..senden başka konu mu yok hayatta..
annemden soğuyuşlarım, bazen nedensiz sevişlerim..
yeniden karşı cinse güvenişlerim..
hep..hep ektiğimizi biçtik biz..
sulamadan biçtik ama kıymetini bilemedik..
güzel şiir okuyorum artık.. en dokunaklı mısra da hele ki sen geldinse aklıma..sesim boğuk..sesim titrek..
ben de dokunaklı oluyorum bu sefer..
neyi becerebildim ki başka..
ama kabul ediyorum duygular uzmanlık alanım değil hala..
Nostalji -17.06.10-
hatırlıyor musun? Koca kış üç battaniye bile yetmezken ısınmaya artık yaz gelsin diye hayıflanırdık..
Geldi sonunda yaz...
"Yaz" dedi.
Ayları geçti, aşkları geçti de geldi..
Ama o soğuklarda nefesinde ısındığım adam yok artık..
oysa ben bu yaz beraber terler ardında hayatı da terletiriz diye düşünmüştüm..
şimdi öylece kalakaldım..
kalbi üşümüş teninden ter eksik olmayan bi kadın kaldı geriye o koca kıştan..
biraz..biraz daha kabullendi her şeyi..
arkadaşın olmayı bile düşünüyor ara sıra..
o kadar olgunlaştı ki ağla ağla ...kanıra kanıra öğretti hayat ona..
geçsin zaman şimdi..
mevsimler de geçsin..
aylar da, günler de, saatler de..
suçu yok ki zamanın..
zamansız seven biziz..
ve ayrılık üstüne öyle bi zamansızlıkta dayadı ki silahını alnımızın ortasına..zaten yoktu kaçış..
ne ilkti ne son..
her aşk kendi içinde özeldi..
sen en özeldin..
sen ..sen ..senden başka konu mu yok hayatta..
annemden soğuyuşlarım, bazen nedensiz sevişlerim..
yeniden karşı cinse güvenişlerim..
hep..hep ektiğimizi biçtik biz..
sulamadan biçtik ama kıymetini bilemedik..
güzel şiir okuyorum artık.. en dokunaklı mısra da hele ki sen geldinse aklıma..sesim boğuk..sesim titrek..
ben de dokunaklı oluyorum bu sefer..
neyi becerebildim ki başka..
ama kabul ediyorum duygular uzmanlık alanım değil hala..
Nostalji -17.06.10-
17 Nis 2010
Mükemmel Öfke
Günler birer ikişer ileri sarıyor
Ilık süt ikram ederek gözünü boyayamazsın ki zamanın yaşlanmaktan korktukça
Anlayabiliyorum hissizliğini
Kaldır kafanı bak dışarı
Şemsiyeler açmışlar bu iç açıcı havada.
Tüm müzikleri sustursalar da ne fayda
Biliyorum
Tanrı yağmur sesiyle deliyor kulaklarını
Fakat öyle umursamazlar ki
Aldırışsız yürüyorlar yönleri tersine dönmüş, amaçsızlar.
Yeryüzünün tüm denizlerine döktüm küllerini kalıcı duyguların
Gemiler inşa ettim düşlerimde uzağa, daha uzağa gidebilmek için.
Tüm zamanlarda ve tüm coğrafyalarda izine rastlayamadım.
İçimdeki seste vardın sen sadece.
O okşayan sesini öpücüklere boğamadım.
Gizem Gözde 17/04/10
Ilık süt ikram ederek gözünü boyayamazsın ki zamanın yaşlanmaktan korktukça
Anlayabiliyorum hissizliğini
Kaldır kafanı bak dışarı
Şemsiyeler açmışlar bu iç açıcı havada.
Tüm müzikleri sustursalar da ne fayda
Biliyorum
Tanrı yağmur sesiyle deliyor kulaklarını
Fakat öyle umursamazlar ki
Aldırışsız yürüyorlar yönleri tersine dönmüş, amaçsızlar.
Yeryüzünün tüm denizlerine döktüm küllerini kalıcı duyguların
Gemiler inşa ettim düşlerimde uzağa, daha uzağa gidebilmek için.
Tüm zamanlarda ve tüm coğrafyalarda izine rastlayamadım.
İçimdeki seste vardın sen sadece.
O okşayan sesini öpücüklere boğamadım.
Gizem Gözde 17/04/10
11 Nis 2010
Şehr-i aşk
Aşık olduğum şehre aşık olduğum adamla tekrar sevdalandım
Şehir değil ama aşk düştü bu sefer
Şehr-i aşk galip geldi
Aşık olduğum adam olmasa da içinde.
O adam artık aşık olduğum adam olmasa da.
Aşık olduğum şehir yine benimle.
Bekleyecek beni o "yeryüzünün cenneti"
Beni hep bekleyecek
Ben ceninleşinceye kadar
Ve benden önce sözüme karışan şair dedi ki:
"Belki bu uzaklık olmasa bu efsane olmazdı."
Gizem Gözde
11 Nisan 2010
başladığı gibi biter her şey..
—Başladığı gibi biter her şey ve beynimin içinde atılır zarlar./ Ah bayım! Çekip kollarımdan hafifçe, götürün uzaklara beni./ Aşka ihtiyacım var/ Size ihtiyacım var.
—Gelin benimle bayan, hiç kimsenin hayal etmediği yerlere gidelim,
Hayal girmemiş topraklara; orda yeniden kuralım dünyamızı
Kendi hayal ettiğimiz gibi...
—Sizi duyuyorum./ Sizi istiyorum./ Sizi çok istiyorum. / Hayallerinizde nefes almayı…
—Hayallerimdesiniz bayan…
—Gelin benimle bayan, hiç kimsenin hayal etmediği yerlere gidelim,
Hayal girmemiş topraklara; orda yeniden kuralım dünyamızı
Kendi hayal ettiğimiz gibi...
—Sizi duyuyorum./ Sizi istiyorum./ Sizi çok istiyorum. / Hayallerinizde nefes almayı…
—Hayallerimdesiniz bayan…
dokunursam diner mi acın?
Dokunursam yavaşça diner mi acın, fısıltıya döner mi çığlığın
Susmak zaman kaybettirir ama konuşmak için sözcükte bulamıyorum
Bir ayin coşkusuyla ölümü çağır benim için, gecikti.
Boğuluyorum yaşlarımda, ıslak bedenine son kez dokunmaya ihtiyacım var
Oysa sen beni hiç anlamazdın geçen zaman rağmen
Artık geç, ölümü çağır benim için en acı haykırışla
Bekle! Bedenim yalpalanır ruhani uyuşturucularda
Çoraklaşır kalbim, damarlarımda senin tuzun dolaşır.
Susmak zaman kaybettirir ama konuşmak için sözcükte bulamıyorum
Bir ayin coşkusuyla ölümü çağır benim için, gecikti.
Boğuluyorum yaşlarımda, ıslak bedenine son kez dokunmaya ihtiyacım var
Oysa sen beni hiç anlamazdın geçen zaman rağmen
Artık geç, ölümü çağır benim için en acı haykırışla
Bekle! Bedenim yalpalanır ruhani uyuşturucularda
Çoraklaşır kalbim, damarlarımda senin tuzun dolaşır.
içimiz içimizdeki içimize damlatır kendini yarısı senin olsun yarısı benim..
—BAK PASLI RUHLAR GEÇİYOR ÖNÜMDEN HAYATA HURDALIK DİYE BAKAN…
—Bir geçmişle yüzleşme seansı bu başlayan yeni güne inat anılarla yalpalanıyoruz.
—DALGALAR VE SONSUZ GİBİ GÖRÜNEN YAPAYANLIZ BİR OKYANUSTA ROTAYI ŞAŞIRMIŞ BİR YOLCULUK BU.
—Kıyı uzakta, yaşam ölüm kadar kaçınılmaz.
—VE ÜZERİMİZE YIĞILMIŞ ANILAR EŞLİĞİNDE…
—Sizlere selam söylüyoruz balıklarla, türkuaz sulardan yeryüzüne çıkan derinlikler kadar…
—MASUM VE YANLIZ AMA KARAYA ULAŞMA UMUDU İLE…
—Şehrin buhranı gürültüsünden değil kazandıklarımızdan kaçış bu. Kazanamadıklarımıza doğru yaptığımız bu maraton…
—VE KAZANCIMIZIN YENİ UMUTLAR OLDUĞU…
—Bilmediğimiz ama düşlediğimiz yerler var bizim çorak bir tarla bazen de
Sivri-yüksek kayalıklar süsler hayallerimizi. Olanca gücümüzle o yerlere varmak için çabalarız, inancımızı zorlarız ve biliriz ki ulaşacağız.
—VE O YERE AİT OLMA İSTEĞİYLE CESARETİMİZİN KORKULARA AÇTIĞI BİR SAVAŞMIŞCASINA ESİRDE OLABİLİRİZ ORADA KAZANABİLİRİZDE BELKİ
—Ne olursa olsun umut eksik olmaz gayemizden, bir akşamüstü tekrar selam söyleyeceğiz misafir olduğumuz bir şehirden bilmediğimiz bir dilde, bir akşam kızıllığında...
—O ZAMAN KENDİMİZİ BULMUŞ OLACAĞIZ UMDUKLARIMIZDA.
—Ve biz yaşamanın amacına durup düşünmekle değil, içimizdeki sesle onu takip edip huzura ulaşarak ölenlerden olacağız belki de bir ilk.
—KENDİ AKŞAM KIZILLIĞIZDA ISITACAĞIZ SEVDİKLERİMİZİN ÜŞÜMÜŞ RUHLARINI
—Ve sıradan sözcükleri bir sırmış gibi söyleyeceğiz birbirimize sıra dışı biçimdeler de.
—ALIŞIK OLMADIĞIMIZ SIRADIŞILIĞIMIZA HAYRAN KALACAĞIZ O ZAMAN GÖZYAŞLARIMIZDA ERİYECEĞİZ VE BİR SOLUKTA ONCA YOLU YUDUMLAYACAĞIZ.
—Yaşayabilmek, özgürlük ve bütün olabilmek bu olsa gerek, bu olsa keşke tüm yaşanmışlıkların sonu diye dileyeceğiz varlığından haberdar olunmayan insanlar için de.
—İÇİMİZDEKİ YARALARIMIZ KABUK ATIP ÇÖZÜLEBİLENE KADAR YAŞAMAK VE YOĞURULMAK O SELDE AYILMAK SADECE BEKLENTİMİZ.
Cümleler bitse de tükenmez kelimelerin anlamları bu güzelliğe şükran duyup tanrılarla yaradılışa kadeh kaldıracağız ölümü beklerken…
—VE NOKTA KOYAMAYACAĞIZ ASLA İSTESEKTE İSTEMESEKTE
—Ruhumuzdaki sonsuzluk dile gelmiş kelimeler nafile.
—VE SONSUZ OLABİLME TUTKUSUYLA KAÇIŞLARIMIZ YAKINLAŞTIĞIMIZ ANLAR BİRBİRLERİNE O ZAMAN VARACAĞIZ TADIMIZA
—Beklenenler beklendiği gibi can bulurlar içimizde.
—İÇTİKÇE DEMLENİRMİYİZ O ZAMAN TAZELER Mİ BİZİ ZAMAN?
—Ve yaşamak kimin umurunda ruhum bile nefes almış ya bir zaman…
Anıl Kibriye- Gizem Gözde
—Bir geçmişle yüzleşme seansı bu başlayan yeni güne inat anılarla yalpalanıyoruz.
—DALGALAR VE SONSUZ GİBİ GÖRÜNEN YAPAYANLIZ BİR OKYANUSTA ROTAYI ŞAŞIRMIŞ BİR YOLCULUK BU.
—Kıyı uzakta, yaşam ölüm kadar kaçınılmaz.
—VE ÜZERİMİZE YIĞILMIŞ ANILAR EŞLİĞİNDE…
—Sizlere selam söylüyoruz balıklarla, türkuaz sulardan yeryüzüne çıkan derinlikler kadar…
—MASUM VE YANLIZ AMA KARAYA ULAŞMA UMUDU İLE…
—Şehrin buhranı gürültüsünden değil kazandıklarımızdan kaçış bu. Kazanamadıklarımıza doğru yaptığımız bu maraton…
—VE KAZANCIMIZIN YENİ UMUTLAR OLDUĞU…
—Bilmediğimiz ama düşlediğimiz yerler var bizim çorak bir tarla bazen de
Sivri-yüksek kayalıklar süsler hayallerimizi. Olanca gücümüzle o yerlere varmak için çabalarız, inancımızı zorlarız ve biliriz ki ulaşacağız.
—VE O YERE AİT OLMA İSTEĞİYLE CESARETİMİZİN KORKULARA AÇTIĞI BİR SAVAŞMIŞCASINA ESİRDE OLABİLİRİZ ORADA KAZANABİLİRİZDE BELKİ
—Ne olursa olsun umut eksik olmaz gayemizden, bir akşamüstü tekrar selam söyleyeceğiz misafir olduğumuz bir şehirden bilmediğimiz bir dilde, bir akşam kızıllığında...
—O ZAMAN KENDİMİZİ BULMUŞ OLACAĞIZ UMDUKLARIMIZDA.
—Ve biz yaşamanın amacına durup düşünmekle değil, içimizdeki sesle onu takip edip huzura ulaşarak ölenlerden olacağız belki de bir ilk.
—KENDİ AKŞAM KIZILLIĞIZDA ISITACAĞIZ SEVDİKLERİMİZİN ÜŞÜMÜŞ RUHLARINI
—Ve sıradan sözcükleri bir sırmış gibi söyleyeceğiz birbirimize sıra dışı biçimdeler de.
—ALIŞIK OLMADIĞIMIZ SIRADIŞILIĞIMIZA HAYRAN KALACAĞIZ O ZAMAN GÖZYAŞLARIMIZDA ERİYECEĞİZ VE BİR SOLUKTA ONCA YOLU YUDUMLAYACAĞIZ.
—Yaşayabilmek, özgürlük ve bütün olabilmek bu olsa gerek, bu olsa keşke tüm yaşanmışlıkların sonu diye dileyeceğiz varlığından haberdar olunmayan insanlar için de.
—İÇİMİZDEKİ YARALARIMIZ KABUK ATIP ÇÖZÜLEBİLENE KADAR YAŞAMAK VE YOĞURULMAK O SELDE AYILMAK SADECE BEKLENTİMİZ.
Cümleler bitse de tükenmez kelimelerin anlamları bu güzelliğe şükran duyup tanrılarla yaradılışa kadeh kaldıracağız ölümü beklerken…
—VE NOKTA KOYAMAYACAĞIZ ASLA İSTESEKTE İSTEMESEKTE
—Ruhumuzdaki sonsuzluk dile gelmiş kelimeler nafile.
—VE SONSUZ OLABİLME TUTKUSUYLA KAÇIŞLARIMIZ YAKINLAŞTIĞIMIZ ANLAR BİRBİRLERİNE O ZAMAN VARACAĞIZ TADIMIZA
—Beklenenler beklendiği gibi can bulurlar içimizde.
—İÇTİKÇE DEMLENİRMİYİZ O ZAMAN TAZELER Mİ BİZİ ZAMAN?
—Ve yaşamak kimin umurunda ruhum bile nefes almış ya bir zaman…
Anıl Kibriye- Gizem Gözde
9 Nis 2010
Şairin gözlerindeki gizem yüzünden gizemlenen şair !
Bir şairde izler bırakmamalı şiire teğet hiçbir kadın
O kadınlar ki
Bir şairden çok şiirle yaşlanmayı hak ederler oysa
Şiirlere şairsiz gebe kalıp,
Şairler doğurmalı şiirlere o kadınlar ve böyle ödemeliler borçlarını
Şairlerini çaldıklarını kadınlara, Virginia Woolf'a mesela ...
Ve bunları şiirleyen dişi şair der ki;
"Ben de şiirleri hafife alan bir kadından ve şair bir babadan doğdum. O kadın ki şairinin şiirlerini hep kıskanırdı."
Ve anladım şairimin sesine de sevdalanınca
Yalnızca şair babalar, şair çocukların/ın yazarmış yazgılarını ilmek ilmek
Gözlerinden gizemler dökerek...
Gizem Gözde / 08.04.2010
O kadınlar ki
Bir şairden çok şiirle yaşlanmayı hak ederler oysa
Şiirlere şairsiz gebe kalıp,
Şairler doğurmalı şiirlere o kadınlar ve böyle ödemeliler borçlarını
Şairlerini çaldıklarını kadınlara, Virginia Woolf'a mesela ...
Ve bunları şiirleyen dişi şair der ki;
"Ben de şiirleri hafife alan bir kadından ve şair bir babadan doğdum. O kadın ki şairinin şiirlerini hep kıskanırdı."
Ve anladım şairimin sesine de sevdalanınca
Yalnızca şair babalar, şair çocukların/ın yazarmış yazgılarını ilmek ilmek
Gözlerinden gizemler dökerek...
Gizem Gözde / 08.04.2010
6 Nis 2010
Yollara yolculuklar eklemek lazım şimdi..
Yollara yolculuklar eklemek lazım şimdi sevgili
Her bahar yeniden başlamalı insan, bu da lafta kalmamalı
En tutkulu aşklar mevsimlerden sıcakken yaşanır bilirdik ya hani
Ezber bozan bir soğuk mevsim hikayesiydi bizi ki
Sonbaharın son demine yetiştik biz aşka acelemizden
Kışı sıkıştırıp bir köşede tüm karları eritircesine tutuştuk
Ve bir mevsimi bir ay geçti dünya zamanında
Bu mevsim fazlasını saymazsak sevgili
Bir mevsimlik sıcaklığınla kal sen hatırımda
...
Hani tatlı atışmalarımızdan sonra bana sarılmadan çıkardın ya o kapıdan
Sonra dönüp zili çalar, kapıyı açınca da bana "bir şeyimi unutmuşum"der
Defalarca sarılıp kopamazsın ya benden
Şimdi farz edelm ki sevgilim bu mevsim sonu hiç yaşanmadı
Sen beni unuttun giderken ve döneceksin çok bekletmeden
Ama olmuyor sevgilim
Unuttuğun ben olunca bekleyesim gelmiyor
Gizem Gözde (Nostalji) 21 Şubat 2010- Pazar
Her bahar yeniden başlamalı insan, bu da lafta kalmamalı
En tutkulu aşklar mevsimlerden sıcakken yaşanır bilirdik ya hani
Ezber bozan bir soğuk mevsim hikayesiydi bizi ki
Sonbaharın son demine yetiştik biz aşka acelemizden
Kışı sıkıştırıp bir köşede tüm karları eritircesine tutuştuk
Ve bir mevsimi bir ay geçti dünya zamanında
Bu mevsim fazlasını saymazsak sevgili
Bir mevsimlik sıcaklığınla kal sen hatırımda
...
Hani tatlı atışmalarımızdan sonra bana sarılmadan çıkardın ya o kapıdan
Sonra dönüp zili çalar, kapıyı açınca da bana "bir şeyimi unutmuşum"der
Defalarca sarılıp kopamazsın ya benden
Şimdi farz edelm ki sevgilim bu mevsim sonu hiç yaşanmadı
Sen beni unuttun giderken ve döneceksin çok bekletmeden
Ama olmuyor sevgilim
Unuttuğun ben olunca bekleyesim gelmiyor
Gizem Gözde (Nostalji) 21 Şubat 2010- Pazar
4 Mar 2010
Güneşin sıcak iklimlere kaçırdığı bir kızdın sen
Bu yüzdendi belki de yıkansan da teninden gitmeyen esmerlikler
Hiçbir türlüsünü sevemediğinden ayrılıkların
Saçlarını bile birbirine sarıp sarmalaman bu yüzden
Eskilen sevgililerine yükleyip kalbine
Sevdiğin adamı her gün daha da sevebilmen bu yüzden.
Bu yüzdendi belki de yıkansan da teninden gitmeyen esmerlikler
Hiçbir türlüsünü sevemediğinden ayrılıkların
Saçlarını bile birbirine sarıp sarmalaman bu yüzden
Eskilen sevgililerine yükleyip kalbine
Sevdiğin adamı her gün daha da sevebilmen bu yüzden.
Şiirler ayrılıklara vuruyor, kalplere atılan tokatlar misali
Ve ben her kadın gibi yine ayrılığa yazıyorum
Yollara, yolculuklara verdiğim isimler değişiyor
Adı yine kaçış oluyor bir şehirden ötekine gitmenin
Kalbimin en güzel coğrafyalarını adını sen koyup yeşertmiştim ya hani
Şimdi her insan coğrafyasında bozkırlarımı arıyorum
Soğuk iklimler işliyor ruhumun sensizliklerine doğru
....
Ve biliyor musun sevgilim
Ben sana gelirken üşümemiştim senden giderken üşüdüğüm kadar..
Ve ben her kadın gibi yine ayrılığa yazıyorum
Yollara, yolculuklara verdiğim isimler değişiyor
Adı yine kaçış oluyor bir şehirden ötekine gitmenin
Kalbimin en güzel coğrafyalarını adını sen koyup yeşertmiştim ya hani
Şimdi her insan coğrafyasında bozkırlarımı arıyorum
Soğuk iklimler işliyor ruhumun sensizliklerine doğru
....
Ve biliyor musun sevgilim
Ben sana gelirken üşümemiştim senden giderken üşüdüğüm kadar..
bir kadın yine ayrılığa yazıyor !
Aynı şehrin atmosferinde nefeslerimiz çarpışacak diye yazmıştım senin defterine, gelirken
Öyle bir çarpışma oldu ki bu sevgilim kalplerimiz de dayanamadı
Yine de ben giderken derin derin soluyorum bu şehri seni için
Kirpiklerimimden repliklerim akıyor terminal yalnızlıklarına ithaf
Artık daha hafif ayakkabılar giyeceğim diye sözler veriyorum kendime
Kalbimi kazıdığım şehirlerden daha kolay gidebilmek için
Ve şimdi sen de üzül bebeğim
Kalbini benden alıp, geçmişine veren o denize aşık adam, baban
Balıkları esir eden bu şehirde kaldı
Ömrümden bir gün daha değil, tam bir ömür eksildi.
Balıkesir Terminali-20 Şubat 2010
Öyle bir çarpışma oldu ki bu sevgilim kalplerimiz de dayanamadı
Yine de ben giderken derin derin soluyorum bu şehri seni için
Kirpiklerimimden repliklerim akıyor terminal yalnızlıklarına ithaf
Artık daha hafif ayakkabılar giyeceğim diye sözler veriyorum kendime
Kalbimi kazıdığım şehirlerden daha kolay gidebilmek için
Ve şimdi sen de üzül bebeğim
Kalbini benden alıp, geçmişine veren o denize aşık adam, baban
Balıkları esir eden bu şehirde kaldı
Ömrümden bir gün daha değil, tam bir ömür eksildi.
Balıkesir Terminali-20 Şubat 2010
13 Şub 2010
bir şehri bırakmak
Dizlerimin üstünde, elim yüzümde
Yolcularını unutmuş otobüslerin terminalindeyim…
Kaybettiklerimin değil vazgeçtiklerimin peşindeyim…
Oysa bir şehri terk etmek demek
Onca anıyı birkaç bavula sığdırmak değilmiş…
Ardından koskoca bir şehrin yeniden doğması demekmiş…
Şehrin griliği içinde kaybolan kadınları, adamları,
Çizgilerine basmadan yürüdüğün kaldırım taşlarını,
Yolunun hiç düşmediği sokakları
ve bir türlü sevemediğin semtin otobüslerde yazan adını ardına almak demekmiş…
Zamanın birinde bir dostun söylediği
“Aşk için bir şehre git ama sakın aşk için bir şehri terk etme! “ sözü kulaklarında yankılana yankılana ardına bakmadan koşmakmış.
Suskunluğundan vazgeçmene rağmen sesini duyuramadığını fark ettiğinde artık onarılması pek mümkün olmayan yaralarının olduğunu anlarsın…
Kalp kırıklıkların, küçülen hayallerinin ve hiçbir zaman duymayı istemediğin isyankâr cümlelerin ağırlığı içinde erkenden büyütürsün ruhunu…
Sil baştan olmasa da kaldığın yerden daha güçlü ve daha inançlı devam etme ihtimalin vardır her zaman…
Sen yine de
Bir şubat karı düşün
Yağan büyük beyaz yağmurları…
Örttüklerini düşün...
Tüm kiri, pası…
Bembeyaz...
Güneş gibi…
Öyle örtmek gerek
Tüm kiri pası...
Yolcularını unutmuş otobüslerin terminalindeyim…
Kaybettiklerimin değil vazgeçtiklerimin peşindeyim…
Oysa bir şehri terk etmek demek
Onca anıyı birkaç bavula sığdırmak değilmiş…
Ardından koskoca bir şehrin yeniden doğması demekmiş…
Şehrin griliği içinde kaybolan kadınları, adamları,
Çizgilerine basmadan yürüdüğün kaldırım taşlarını,
Yolunun hiç düşmediği sokakları
ve bir türlü sevemediğin semtin otobüslerde yazan adını ardına almak demekmiş…
Zamanın birinde bir dostun söylediği
“Aşk için bir şehre git ama sakın aşk için bir şehri terk etme! “ sözü kulaklarında yankılana yankılana ardına bakmadan koşmakmış.
Suskunluğundan vazgeçmene rağmen sesini duyuramadığını fark ettiğinde artık onarılması pek mümkün olmayan yaralarının olduğunu anlarsın…
Kalp kırıklıkların, küçülen hayallerinin ve hiçbir zaman duymayı istemediğin isyankâr cümlelerin ağırlığı içinde erkenden büyütürsün ruhunu…
Sil baştan olmasa da kaldığın yerden daha güçlü ve daha inançlı devam etme ihtimalin vardır her zaman…
Sen yine de
Bir şubat karı düşün
Yağan büyük beyaz yağmurları…
Örttüklerini düşün...
Tüm kiri, pası…
Bembeyaz...
Güneş gibi…
Öyle örtmek gerek
Tüm kiri pası...
büyüttüğüm adamlar
büyüttüğüm adamlar oldu benim
büyütürken, büyüdüğümü fark ettiğim
derinimde misafir ettiğim adamları
serin ve uzak şehirlere yolcu ettiğimde oldu benim
ve çok sonraları anladım ki
gidenler,
giderken
gidişlerini bırakıp
gittiler...
büyütürken, büyüdüğümü fark ettiğim
derinimde misafir ettiğim adamları
serin ve uzak şehirlere yolcu ettiğimde oldu benim
ve çok sonraları anladım ki
gidenler,
giderken
gidişlerini bırakıp
gittiler...
22 Oca 2010
yokluğun soğuk bir battaniye
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


